|
Kur'an ve Sünnetin Öğrettiği
MÜSLÜMANI KORUYAN DUALAR
Abdurrahman El-Muhacir
* * *
İslam dini hayatın her yönünü,
beşere Rabbini hatırlatacak şekilde zikre dönüştürmüştür.
Bu sebeble insan, sağlam bir imanla
birlikte Allah (c.c) ve rasulünün bildirdiği, sahabe ve onların yolunda
gidenlerin pratikte gösterdiği şekilde Allah (c.c)’ı zikretmesi halinde maddi
manevi her türlü sıkıntılardan kurtulur, her türlü zorluğa Allah (c.c) için
göğüs gerer, imanın-dan ve ibadetlerinden lezzet alır ve Allah (c.c)’ ın
yüklemiş olduğu hiçbir yük kendisine ağır gelmez...
İşte böyle kimseler için dünyada da
ahirette de kurtuluş ve mutluluk vardır.
Sağlam bir iman olmaksızın yapılan
zikirler veya zikir olduğu iddia edilen, bir takım kim-seler tarafından
uydurulan ve insanların yapmaya zorlandığı veya yapmaları için teşvik
e-dildikleri bir takım hal ve hareketler ise ne Allah (c.c)’ın kullarına
öğrettiği, ne Rasulullah (s.a.s)’ın bizlere gösterdiği ne de onun yolundan
gerçek manada gidenlerin yapmış olduğu zikirlerdir...
İşte böyle zikirler ve zikir diye
adlandırılan haller insanı rahatlatmaz, maddi ve manevi sıkıntılarından onu
uzaklaştırmaz, Allah (c.c)’a gerçek manada iman etmediği ve ibadetlerin şuuruna
varmadığı için iman ettiğini iddia etse bile, iddia ettiği iman ve ibadetinden
lezzet almaz, Allah (c.c) tarafından kendisine yüklenen yükümlülüklerin bir
kısmını yapıyor olsa bile diğer bir kısmı nefsine ağır geldiği için onları
yerine getirmez ya da getiremez.
İşte böyle kimseler ise ne dünyada
ne de ahirette mutlu olurlar. Oysa bu kimseler kendi-lerini dünyanın en mutlu,
en mücahid, en muttaki insanı sanırlar... Bu ise onların hüsnü ku-runtuları ve
kendilerini kandırmalarından başka birşey değildir.
Şunu asla unutmamak gerekir: Dünya
hayatı geçici, ahiret hayatı ise kalıcıdır. Sağlam bir akıl ve sahih fıtrat
mutlak surette kalıcı olanı geçici olana tercih eder. Kalıcı olanı elde etmek
için yapılması gereken her ne varsa ona ulaşmaya çalışır.
Allah (c.c) Kur’an’da, Rasulullah
(s.a.s) sünnetinde ve güzide İslam alimleri yaşantı-larında bizlere kalıcı olan
ahiret hayatının nasıl kazanılacağının yollarını öğretmişlerdir.
Bu sebeble hayatı şekillendirecek
her hareket, her söz, her düşünce Allah (c.c)’ın kitabın-dan, Rasulünün
sünnetinden ve güzide İslam alimlerinin örnek yaşantılarından alınmalı, böylece
körü körüne taklid, bid’at, hurafe gibi hal ve hareketlerden uzak kalınmalıdır.
İşte bu kitabta Kur’an ve sünnetten
delillerle, İslam’ın insan hayatını her yönüyle zikre dönüştürmeye yönelik
tavsiyelerini ortaya koyduk.
İşte bu amelimizle istedik ki ihtiyaç sahiblerinin kalbleri Allah (c.c)’ın
zikriyle gıdalansın, ruhları Allah (c.c)’ı zikrederek deva bulsun ve fikirleri
adeta cilalanarak parlaklık kazansın.
Böylece Allah (c.c)’ı gerçek
şekliyle zikreden kalbler rahatlasın, yüzler güzelleşsin, gözler nurlansın,
zihinler şuurlansın, ızdırab, heyecan, kızgınlık, korku, kin gibi haller ve kötü
düşüncüler sahibinin üzerinden uzaklaşsın.
Sayfa Sayısı: 174
|